hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Aralık 26, 2008

1:08

http://www.facebook.com/video/video.php?v=1024867396374&oid=29898122443&ref=nf

bilgisayardan pek anlamam, şu üstteki linki video olarak koyabilmek isterdim buraya, ama herkesin facebook'u var ne de olsa, bi kaç post aşağıda bir şehir takımının bir takımın herkesin işte x takım ruhu işte bilmem ne ruhu dediği olayın nasıl olması gerektiğini yazmıştım, bu da onun videosu olsun, herkes görsün bir takım, bir şehir, bir tribün nasıl olmalıdır, özellikle 1:08'e.

Salı, Aralık 02, 2008

Şarkı Keşfetmek

Üzerinden yıllar geçer bazı şarkıların siz duymamışsınızdır, ya da duysanız bile o an ruhunuza hitap etmez ve geçersiniz, veya bir şarkı bulur ve çok seversiniz ve sonra farkedersiniz ki çoğu kimsenin o şarkıdan haberi yoktur, işte bu tür şarkılar insanı daha bir sarar, sahiplenirsiniz şarkıyı, o şarkının sizdde oluşturduğu duyguları milyarlarla paylaşmadığınızı bilirsiniz hoşunuza gider,
Yıllar geçti şarkı çıkalı RHCP - Under the Bridge, 18 yıllık şarkıdır, ben daha yeni keşfediyorum, veya by the way albümünden Dosed, müthiş bir şarkı, daha önce blogumda yer alan Robbie Williams - Better Man da buna örnek olabilir, Can Atilla'dan Cariyeler ve Geceler'i keşfetmiştim ilk çıktığında, sonraları az biraz popüler oldu gerçi, örnekler çoğaltılabilir, bu tür şarkıların yeri her zaman ayrıdır.

Çarşamba, Kasım 26, 2008

Le Samourai


Samurayınkinden daha büyük bir yalnızlık yoktur, belki ormandaki kaplan olmadıkça.

Salı, Kasım 25, 2008

The Spirit

Yetmiyoooor

Mecidiyeköy'de metrobüsten inince metroya kadar gidilen kaldırım.
Avcılar metrobüs durağından üstgeçide gidene kadarki kaldırım.
Bir adet eti tutkunun içindeki bisküvi sayısı.
Mesai saatlerinde metrobüs sayısı.
Trabzona bayram döneminde kara hava ulaşımı sefer sayısı.
Bir adet panasonic pilin dayanma süresi.
Okuduğum kitaplar.
Bi de, neyse boşver.

Pazartesi, Ekim 20, 2008

Roman Başlangıçları

Sözlükleri seviyordum, sonra atılınca boş bir camia olduğuna karar verdim ama şimdi tekrar geri döndüm, bloga yazılarımı engelleyen yegane sebepti sözlük, yine de ilginç başlıklar insanın ufkunu açan konular değişikliklere denk gelebiliyorsunuz, sevdiğim konulardan biri de akılda kalan roman başlangıçları oldu, aklıma ilk simyacı'nın delikanlının adı santiago idi başlangıcı geldi, ki yazmışlar, sayfalarca yazmışlar aslında, içlerinden 5-10 tanesini sizinle paylaşmaya karar verdim;

''mutlu aileler birbirlerine benzerler, her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.''
anna karenina- tolstoy

"...dünya öylesine çiçeği burnundaydı ki, pek çok şeyin adı yoktu daha ve bunlardan söz ederken parmakla işaret edip göstermek gerekirdi."
yüzyıllık yalnızlık- marquez

"what's it going to be then, eh?"
a clockwork orange

'a long time ago, in a galaxy far, far away... '
star wars ep1

"bugün annem ölmüş. belki de dün, orasını pek bilemeyeceğim."
yabancı-albert camus
(buna özel not: ya abi var mı böyle bir başlangıç, efsane budur)

Pazartesi, Ekim 06, 2008

bobiler.örg


Site tanıtımı yaptım mı hatırlamıyorum buradan, artık iyiden iyiye popüler olmaya başlayan bir sitenin tanıtımını yapacağım, ismi bobiler.org, son dönemde maillerde montajları dolaşmaya başlayan, ince esprilerin uçuştuğu çok eğlendirici bir site, sözlükle sürekli dirsek temasındalar ve esprilerin yüzde 70'i çok zekice, iki post üstüste 500T maksat site bütünlüğü bozulmasın,
tam adres www.bobiler.org.

Perşembe, Eylül 18, 2008

Karşının Otobüsleri


Bu otobüs denilen olayın fiyatlandırması inanılır gibi değil, avcılardan zincirlikuyuya kadar geldiğim fiyatın iki katını zincirlikuyudan kadıköye kadar olan otobüse veriyorum, sebep? boğaz köprüsünü geçiyor olmak, nedir köprü masrafı? 3,50 ytl, kaç kişi var otobüste nerden baksan 50-60 gidilen mesafe ne kadar? avcılardan zincirlikuyuya kadar olan mesafenin yarısı, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu gibi bir olay kısaca.

Fotoya da efsane 500t otobüs hattının şöförlerini koyalım tam olsun.

Duruş



Hayatta bir duruşun olsun diyip dururlar, duruş dediğin bunun gibi birşey olsa gerek.

Çarşamba, Eylül 03, 2008

Cuma, Ağustos 29, 2008

SPK- PANASONİC- DAHA NİCELERİ


SPK sözde bizim düzenleyici kurumumuz, yaptığı sınavlara 90 ytl alıp belgeyi vermek için de ayrıca 500 liraya yakın para alan bir kurum, hadi belgeyi vermek için aldığınız parayı anladım da 90 liralık sınav ücreti nedir lan, altın sayfalarda mı veriyosunuz kağıtları, renkli baskı mı? içinde manken resimleri mi var? sınavı yaptığın okul devlet okulu sınavı yaptığın kağıtlar devletin kağıdı alırsın maliyetini olur biter, kefen soyucuları! şimdi bu yazdıklarımı spk'nın sitesinden dilek istek ve şikayet bölümüne yazmak isterdim ama yazamadım neden? html hatası yüzünden mütemadiyen hata verir bunların sitesi, aç bakalım www.sec.gov'u bak bakalım bir kez bile takılıyor mu? takılır mı hiç onlar insanlara değer veriyor çünkü, bir de koskoca sözde düzenleyici kurumsunuz şu geçmişte yapılan sınavların cevap anahtarını da yayınlıyorsunuz da bu cevap anahtarını düzenlemekten mi acizsiniz yahu, şifre çözer gibi 3-5 kişi uğraşıyoruz ne olduğunu anlamak için bu kadar mı zor bir cevap anahtarı hazırlamak.

bir lafım da panasonic'e yaptığınız piller 1 gün dayanıyor dayanmıyor, ya adam gibi pil yapın parasını artırın, ya da fason markayla piyasaya girin çünkü gözümdeki panasonic imajı yıkılıyor, duracell diyorum başka bişey demiyorum, ulan AB grubuna dahil olmak istiyorum bu ülkede lan başka bişey istemiyorum ben.

Salı, Mayıs 20, 2008

SONO 24


24 olduk be, 24 yıl geçti şampiyon olmadık,
mevsimler geldi geçti kupa almadık
hediye göndermek için adres isteyenler bi mail atsınlar :)

Salı, Mart 25, 2008

Aynalar Yolumu Kesti

AYNALAR YOLUMU KESTİ



Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik;

İşte yakalandık, kelepçelendik!

Çıktınız umulmaz anda karşıma,

Başımın tokmağı indi başıma.

Suratımda her suç bir ayrı imza,

Benmişim kendime en büyük ceza!

Ey dipsiz berraklık, ulvî mahkeme!

Acı, hapsettiğin sefil gölgeme!

Nur topu günlerin kanına girdim.

Kutsî emaneti yedim, bitirdim.

Doğmaz güneşlere bağlandı vâde;

Dişlerinde, köpek nefsin, irade.

Günah, günah, hasad yerinde demet;

Merhamet, suçumdan aşkın merhamet!

Olur mu, dünyaya indirsem kepenk:

Gözyaşı döksem, Nuh Tufanına denk?

Çıkamam, aynalar, aynalar zindan.

Bakamam, aynada, aynada vicdan;

Beni beklemeyin, o bir hevesti;

Gelemem, aynalar yolumu kesti.

ÜSTAD

Salı, Mart 11, 2008

Trabzon'un Özeti

Karadeniz insanının en tipik örneğidir Nihat Genç...
Onlar gibi fevridir; gürledi mi en en üst perdeden gürler.
Lakin bu fırtına çabuk diner; ardından sevginin, gözyaşının en su katılmamışı sökün eder.
O, hayatını yazsa Trabzon'un tarihi diye okuyabiliriz belki...
Nisan 2005'te Akşam'da ata şehrinin galeyanını yazdı Nihat...
Papaz katili 16 yaşındaki genci daha iyi anlayabilmek için bu önemli yazıdan, Karadenizliyi tanımlayan özellikleri cımbızlıyorum:
Coşkuda huzur bulma: "Dünyalılar için huzur, sakinlik, dinginlik, sabır, bekleyiş ve rahatlıktır. Trabzonlu için huzur, coşkudur. Dellendikçe, kafaları karıştıkça, kendilerini kaybettikçe huzur bulurlar."
Şehvet dolu enerji: "Bu şehir tarihten bugüne, sebebi henüz keşfedilmemiş bir gençlik enerjisiyle mağdurdur. Şehvet dolu enerji... Her şeyi kudurmuşçasına yapan bir iştah... Kabından çıkamayan bu enerji, her insana, her aileye akılalmaz derinlikte ıstıraplar yaşatır."
Kendine aşırı güven: "Yerinde duramaz, kabına sığmaz bu tarifsiz enerji, hayal kurmayla birleşince, asırlardır Trabzon'un çocukları en uzak ülkelere,
en uzak adalara kaçıp göçüp giderler."

Perşembe, Kasım 15, 2007

A La Bien Cousin


bugün kuzenlerin kralı ve kralların kuzeni "mabi"min 27 yaş günü, bir gün mabi, bir gün, sana hakettiğin hediyeyi alacağım...belki sen askerdeyken birden çıkagelirim, güzel de olur yani.

Salı, Eylül 04, 2007

Çok Uzun Bir Ara

seçimlerden sonra başkan istifa edip tatile çıkınca ben de kendime gelmek için memleketim Trabzon'a döndüm, bir aydır herşeyden uzak yaşıyordum ama artık yavaş yavaş yorumlarımızla dönmek lazım.

Cuma, Temmuz 06, 2007

Sorma Neden

geçen atv'de sarı sıcak'a takıldım, ferhat göçer öküzü sorma neden'i resmen katletti, açtım hemen youtube'u taktım sorma neden'i bi anılarım depreşti bi ilkokul ortaokul arası yıllara geri döndüm, heey gidi günler...

Pazartesi, Haziran 25, 2007

Para Para Para


herşey bunun için anasını satiim, 500 yıl önce yaşamış olmak varmış, ekerdik mısırı, toplardık lahanayı, çok darlanırsak atlardık takaya doğru hamsiye, parayla kafayı bozduk sınavlar yüzünden alın size manidar bir şarkı;
bunun adı para çaredir her soruna
ne mutlu bana eğer cebimde varsa
kazan ve harca sakla bir parça ama
sakın al bundy gibi zırt dolaşma
durma öyle boş boş
paranın tadı hoş
ben payımı kaptım
geç kaldın hadi koş
beleşe kim ne verir
ulan önce öde parayı sonra çal zurnayı
...
bu para var ya neler gelir aklıma
kazanması da az biraz kolay olsa
herkezin isteğidir para kazanmak
ya alın teriyle ya da yamuk yaparak
ben ise kazanıyorum tokat atarak
enayi dolu ya başka ne yapsak
geçinip gidiyorum
nolsun be moruk
kazık atmassak aç kalacak çocuk
para para para para para para para
neler oluyor bu meret uğruna
keşke bütün hepsi 3 kağıtta kalsa
ne bok işler var hasta oluyom hasta
fabrikada çalışmak hiç sarmaz beni
züğürt kalırsam derim belki
napiyim yani papaz hergün pilav yemez
bizim gibi adam da meteliksiz gezemez


*** ben ise kazanıyorum tokat atarak kısmını taner abi yazdı :)

MU-HA-SE-BE


10 gündür masamın fotoğrafı budur, ne illet dersmiş arkadaş, onun yüzünden okulum uzadı, onun yüzünden kendime güvenim azaldı, ben hayatımda hiçbir derse karşı bu kadar aciz kaldığımı hatırlamıyorum, azimle 4 aydır çalışıyorum sonunda seriye bağladım sayılır ama yine de tamam geçtim diyemiyorum, büyük gün perşembe, olmadı tek ders sınavı var koydum geçtim ne olursa olsun, ulan okul bitmeden muhasebe uzmanı olduk iyi mi bitirdiğim gibi denetim şirketlerinin birine müdür olacam, koyarım ulaan!!!

Çarşamba, Haziran 13, 2007

Finaller


finaller geldi çattı, blog haftasonları hariç babasız kalır şimdiden söyleyelim, son dönemece girdik, bitirsek de kurtulsak diyoruz bir yandan, bir yandan tuhaf duygular var doyamadım okumaya diyor içimiz, bitirelim artık 2 sene sonra mı olur 5 sene sonra mı olur yüksek lisans Allah kerim...