
Muhteşem Süleyman hemşehrimiz olan padişahın avrupada bilinen ismi, öyle korku salmış, öyle bir gücü varmış ki düşmanları bile "muhteşem" lakabını vermekten çekinmemişler, zaferlerini, yiğitliğini ve heybetini artık hepimiz biliyoruz, hazineyi fütursuzca yaptığı harcamalarla zarara uğrattığını da çoğumuz biliyor, Hürrem Sultan vakasını da bir kısmımız biliyordur, ukraynadan gelen güzel slav kızı, osmanlı hanedanının Yıldırım Bayezid'den sonra saraya kabul ettiği tek nikahlı gelini, hırsları, zekası, yaptığı hayırlar, kendi çocuğu şehzade selim'i tahta çıkarabilmek için giriştiği türlü oyunlar, bunlardan da bi kısmımızın haberi vardır, ama Şehzade Mustafa'dan çok azımız haberdardır, büyük dedesi Fatih'e ne kadar benzediğinden, halkı ve yeniçeriler tarafından çok sevildiğinden, Avrupa'nın Kanuniden sonra başa geçer diye korkusundan titremesinden, cengaver, zeki tam bir Osmanlı padişahı olmasından...
İşte bu cengaverin başa geçecek olması, kendi oğlu olan Selim'i tahtta göremeyecek olması Hürrem Sultan'ın aklını başından alır ve onun aklının başından gitmiş olması demek, Kanuni'nin de aklının başından gitmesi demek olur... Oyuna gelen Kanuni kendisinin de çok sevdiği oğlunun idamına karar verir, olay gerçekleşir, Şehzade Mustafa şehid olmuştur, ama olay o kadar yıkıcı olur ki, hata yaptığını farkeden Kanuni yıkılır, Hürrem Sultan'dan olan en küçük şehzade cihangir, bir kaç gün sonra üzüntüsünden ölür, yeniçeri ağaları bu ayak oyunlarında en büyük role sahip olan rüstem paşa'yı sürgüne yollattırır, arkasından nice ağıtlar yakılır ama nafile, koskoca 38 yaşındaki geleceğin padişahı artık yoktur, işte arkasından yazılan bu beyitlerden birkaçı
meded meded yıkıldı bu cihanın bir yanı
ecel celalileri aldı mustafa hanı
tolundu mihr-i cemali bozuldu divanı
vebale koydular al ile al-i osmanı
geçerler idi geçende o merd-i meydanı
felek o canibe döndürdü şah-ı devranı
yalancının kurı bühtanı bugz-ı pinhanı
akıttı yaşımızı yaktı nar-ı hicranı
cinayet etmedi etmedi canı gibi onun canı
boğuldu seyl-i belaya tağıldı erkanı
n'olaydı görmeyeydi bu macerayı gözüm
yazıklar ona reva görmedi bu rayı gözüm
İşte bu cengaverin başa geçecek olması, kendi oğlu olan Selim'i tahtta göremeyecek olması Hürrem Sultan'ın aklını başından alır ve onun aklının başından gitmiş olması demek, Kanuni'nin de aklının başından gitmesi demek olur... Oyuna gelen Kanuni kendisinin de çok sevdiği oğlunun idamına karar verir, olay gerçekleşir, Şehzade Mustafa şehid olmuştur, ama olay o kadar yıkıcı olur ki, hata yaptığını farkeden Kanuni yıkılır, Hürrem Sultan'dan olan en küçük şehzade cihangir, bir kaç gün sonra üzüntüsünden ölür, yeniçeri ağaları bu ayak oyunlarında en büyük role sahip olan rüstem paşa'yı sürgüne yollattırır, arkasından nice ağıtlar yakılır ama nafile, koskoca 38 yaşındaki geleceğin padişahı artık yoktur, işte arkasından yazılan bu beyitlerden birkaçı
meded meded yıkıldı bu cihanın bir yanı
ecel celalileri aldı mustafa hanı
tolundu mihr-i cemali bozuldu divanı
vebale koydular al ile al-i osmanı
geçerler idi geçende o merd-i meydanı
felek o canibe döndürdü şah-ı devranı
yalancının kurı bühtanı bugz-ı pinhanı
akıttı yaşımızı yaktı nar-ı hicranı
cinayet etmedi etmedi canı gibi onun canı
boğuldu seyl-i belaya tağıldı erkanı
n'olaydı görmeyeydi bu macerayı gözüm
yazıklar ona reva görmedi bu rayı gözüm
ilahi cennet-i firdevs ona durağ
olsunnizam-ı alem olan padişah sağ olsun
taşlıcalı yahya bey
meali : (Ecel haydutları Mustafa Hán’ı aldılar ve bu cihánın bir yanı yıkıldı, medet medet! Yüzünün güzelliğinin güneşi battı, herşeyi dağıldı, Osmanlı hile ile vebal altında kaldı. Yalancının o kuru iftirası ve gizli nefreti yüzünden gözlerimizden yaşlar aktı, içimizde ayrılık ateşi yandı. Bu olup bitenleri görmesek ne kadar iyi olurdu ama maalesef bütün fenalıkları görmek zorunda bırakıldık. Áhımız sabah rüzgárı gibi yerlerde kalmasın, zira padişahımızın soyu hakarete uğradı! Hazreti Ömer’i andıran bir hükümdarın oğluna kıydığını bugüne kadar kim gördü, kim işitti acaba? Cennet bahçeleri Şehzade Mustafa’nın durağı, álemin düzeni olan padişahımız da sağ olsun)
bu mersiyeden sonra yahya bey Rüstem Paşa tarafından öldürülmek istenir, ama Kanuni'nin şaire olan sevgisi onu idamdan korur, yahya beyde sınır boylarına çekilerek daha sakin bir hayat sürmeyi tercih eder... Hürrem Sultan'ın isteği gerçekleşir 2. Selim Kanuni'den sonra tahta geçer, ama Hürrem Sultan bunu göremez, çoktan vefat etmiştir, 2.Selim de tahmin edileceği gibi devleti yönetemez, herşey sokullu'nun yeteneğine kalmıştır ve sokullu'nun vefatıyla birlikte imparatorluk da derin bir duraklamaya başlar...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder