Salı, Haziran 05, 2007

Kafalarına Kafalarına


sakarya'da iki ahmet kaya t-shirt'lü diyarbakırlı pisliğe sakaryalılar ölümüne girişmiş, ne de olsa yarıdan çoğu karadenizlidir sakarya'nın, normal bu olaylar, iki diyarbakırlı genci "arabamı şerefsizlerin ülkesinde bıraktım" sözlerinin söylendiği ülkelere alalım, orda istedikleri t shirt'ü giyerler ama kendilerini farklı hissetmezler işte onlara da yazık :D

Pazartesi, Haziran 04, 2007

Lady Sovereign - Love Me Or Hate Me


Türkiye'de yeni yeni meşhur oluyor, gelecek görüyorum ki bloguma koyuyorum...

Pazar, Haziran 03, 2007

Tiryaki Hasan Paşa ve Kanije Müdafaası


90 yaşında bir cengaver, elinde kimi kaynaklara göre 9000 kimi kaynaklara göre 4000 asker, bir kale 100 ufak çaplı top, çok az erzak, çok az barut, düşman 100000 kişi, hepsi çok iyi durumda, kaleye en yakın destek belgrad'da , padişahın kanije'ye saldırı yapıldığından haberi bile yok ve daha nice sayılacak olumsuzluk...
Siz böyle bir durumda ne yapardınız? kaleyi ölümüne savunurdunuz di mi? şimdi Tiryaki Hasan Paşa'nın da böyle yaptığını sanıyorsunuz? evet öyle yaptı ama esir düşman askerlerini yağla balla besleyip kaçmalarına izin vererek düşmanlara durumlarının iyi olduğunu sanmalarını söyleyene kadar, şehitlerin ceplerine sadrazama yazılmış gibi gösterilen ve durumlarının gayet iyi olduğunu söyleyen mektuplar yazıp onları sur dışına bırakarak, böylelikle düşmanlara kalenin erzak durumunun çok iyi olduğu izlenimi veriliyordu ve aynı düşman padişahın saldırıdan haberinin olduğunu sanıyordu, bunların hepsini 90 yaşındaki cengaver yapıyordu, en iyi hamleyi de en sona saklıyordu Hasan Paşa;
bir gece vakti mehteran bölüğünün hücum marşı eşliğinde 4000 asker kaleden birden büyük gürültüyle çıkıyor, hazırlıksız alman, italyan, avusturya, ispanyol askerlerinin içine dalıyor, ne olduğunu anlayamayan düşman askerleri 50000 ölü veriyor, evet, ordunun yarısı imha ediliyor, bunların çoğu da panik halinde birbirlerini öldürmelerinden kaynaklanıyor...kale başarıyla müdafaa ediliyor, haberleri duyup çok sevinen padişah Tiryaki Paşa'ya övgüler diziyor ve hediyeler gönderiyor, ayrıca kendisini vefat edene kadar yapacağı budin beylerbeyliği görevine getiriyor, bunun üzerine Paşa hem alçakgönüllülüğünden hem üzüntüsünden şu sözleri söylüyor;

"kanije'de ettiğimiz küçük bir hizmete karşılık bize vezirlik vermişler ve "hatt-ı hümayun" göndermişler. halbuki, kanuni sultan süleyman, makbul ibrahim paşa'yı tam bir yetkiyle kendi yerine vekil tayin ettiği zaman bile o'nun eline bu kadar iltifatlar ihtiva eden bir mektup vermemişti. rahmetli piyale paşa, yavuz sultan selim hazretlerinin damadı olduğu ve deniz muharebelerinde bütün hıristiyan hükümdarlarının donanmalarına galip geldiği ve sakız adasının fethi gibi nice muvaffakiyetler elde ettiği halde kendisine vezirlik çok görülmüştü. islâm halifesi'nin hatt-ı hümâyûnu kanije muhasarası gibi küçük bir hizmete mükafat olmaya başladı. devletin vezirliği, benim gibi kocamış kimselere kaldı. buna üzülmeyeyim de neye üzüleyim!"

işte biz böyle bir ecdadın torunlarıyız, keşke onlara layık olabilsek, daha geniş bir zamanda Paşa'nın kale içinde askerlerine yaptığı nutkunu da yazacağım ama merak edenler Çamlıca Basım Yayın'dan çıkan Tarihi Hakikatler kitabının 89. sayfasından bu nutku okuyabilirler...

Mayıs'ın 20'si

dikkatimi yeni çekti, mayısta 20 yazı yazmışım bloga, tam doğum gününe denk geliyor, yoksa bu bir işaret mi? :D

Perşembe, Mayıs 31, 2007

Kime Yatırım Yapmalı

bugün mustafa özel'in "niteliğin egemenliği" isimli kitabını okurken anladım tekrar, müslüman kesimin büyük çoğunluğu maalesef çok cahil, ve işin kötü tarafı cehaleti de kabul etmiyor, eksikliklerini anlatsan bilmiş, anlatmasan Allah katında borçlu oluyorsun, diyorum ki, müslümanım diyen kesimi bilinçlendirmeye harcanacak enerjiyi, bilgili ama sözde müslümanları özde müslümanlara çevirebilmek için harcasak daha mı akıllı davranmış oluruz?

Al'i imran Suresi;

138 - Bu (Kur'ân) insanlar için bir açıklama, Allah'dan gereğince korkanlar için doğru yolu gösterme ve bir öğüttür.

139 - Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer hakikaten inanıyorsanız, muhakkak üstün olan sizsinizdir.

ben birgün müslümanların ilimle donanacağına hakikaten inanıyorum...

Ata Demirer ve Çalıntı Geyik Hikayesi

ata demirer'in afrika ormanlarında geyiklerle aslanları Trakya şivesi ile konuştururken yaptığı gösteriyi çok severek izliyorduk, şimdi bu videoya bakın bakalım tanıdık bişeyler gelecek mi? seni gidi ata seniii!


not:söz konusu hikaye bu videonun 1:30 dakikası civarında başlamaktadır...

Pazartesi, Mayıs 28, 2007

Kurumsal


birkaç gündür güncelleme yapamıyorum kurumsal iletişim denilen uyuz dersin ödevi yüzünden, yarından itibaren yazıları aynı hızla yapıştırmaya devam edeceğim inşallah...

Cuma, Mayıs 25, 2007

MİLANO Siamo Noi


nisan ayında aynı başlığı atmıştım bu sayfalarda, manchester maçı öncesiydi, bence tur ve kupa milan'ın olacak demiştim, iddiaya bile girerim demiştim, buyrun o yazı;
http://sonnycorleone.blogspot.com/2007/04/milano-siamo-noi.html
bugün yine aynı başlıkla, aynı resimle yazıyorum yazımı, maçın bitiş düdüğüyle birlikte aklıma gelen bir başka şey de interin şampiyonluğunun güme gittiğiydi ki bugün milanlı futbolcular resmen dalga geçmişler interlilerle, favori blogum aceto bu konuya da güzel fotoğraflarla değinmiş, buyrun resimler ve açıklamaları;


milanın kupayı alacağını kelimenin tam anlamıyla biliyordum, liverpool'un elenmesine de aynı oranda sevindim, milan avrupanın en iyi takımıdır, transfer yapmadan, fazla zorlamadan, sessiz sedasız gelip avrupanın 1 numaralı kupasını alıp götürdüler, darısı Trabzonspor'umuzun başına diyelim...


Çarşamba, Mayıs 23, 2007

Tekrar Geleceğiz Viyana


2 kez kuşatmışız viyanayı, ikisinde de başarısız olmuşuz, iki kez kuşatıp da alamadığımız tek şehirdir belki de viyana, halbuki ikincisinde şehir düşmek üzereymiş, şehir içinde veba salgını başlamış, hiçbir yerden yardım gelemediği için de şehirdekiler artık teslim olalım diye isyan etme noktasına gelmişler, ama giray hanı'nın bencilliği ile yaptığı hataya kurban olmuşuz, fethine bu kadar yaklaştığımız viyana'yı alabilsek belki de osmanlı ikinci bir yükseliş devrine girecekti, belki de bütün avrupayı ele geçirecektik, bunları bilemeyiz, ama bildiğimiz birşey var ki o da viyanalıların Türkler tekrar gelecek diye korku içinde yaşamaları, kuşatmaların etkisi o kadar ağır olmuş ki, şehir bir bunalım şehri olmuş, halen viyana şehrinin yüzde 30'u akıl hastası, yüzde yüzde 50'si ise psikolojik destek almak zorunda...


onlar Türkler gelecek diye bu kadar korku içindeyken biz ne haldeyiz, kendimizi şirin göstermek için taviz üstüne taviz veriyoruz, yalakalık yapıyoruz, atalarımız ne yapmışlar, vurup geçmişler, Nilden Tuna'ya isimli kitapta yazar, Medine Tren istasyonunda duvarda "tekrar döneceğiz, Osmanlı" yazısını görmüş ve çok hoşuna gitmiş, ben de diyorum ki "tekrar geleceğiz Viyana" belki bu sefer kılıçla topla olmayacak ama, tekrar geleceğiz Viyana'yı almadan ad geri dönmeyeceğiz...



Bizim İçin MİLAN




bu akşam 2005'in rövanşında atina'da milan ile liverpool karşılaşacak, milan avrupa'nın en iyi takımı (bence) liverpool uyuz bi takım, yenemeyeceği takım yok, adamı deli ederler, Muharrem abimin deyimiyle "bela" takım, ama bu maçın bizim için önemi biraz farklı, liverpool uzun yıllar sonrasında kupayı İstanbul'da kaldırmıştı bu olay da onların tezahuratlarından atkılarına kadar klüp kültürüne yansıdı, şimdi bizi bir tehlike bekliyor, eğer atina'da liverpool alırsa efsanenin son avrupa kupası yunanistanda olacak, milan için böyle bir sorun yok tabi, onlar 3 senede bir alıyorlar kupayı, o yüzden bizim için MİLAN, saldır MİLAN...

Pazar, Mayıs 20, 2007

Bugün Benim Doğum Günüm


bir doğum günüm daha geldi geçti, mayısın 20'si, güllerin açtığı, havanın ısındığı, bahar şenliklerinin olduğu :D güzel günler, bugün hayatımın en yeni tarz doğum günü tebriğini aldım;
http://trabzoncity.blogspot.com/2007/05/since-20-may.html
Taner abi, bir telefon bile açamadın mı?
anneme, babama abime, majestelerine, kardeşime, taner abime, hakan abime, bütün sevdiklerime yüzlerce teşekkür, iyi ki varsınız, siz olmasanız benim de bir anlamım olmazdı...

Osmanlı Hayali


Haluk Dursun'un Nil'den Tuna'ya Osmanlı Yazıları kitabını yeni bitirdim, 2000 yılında yazarlar birliği tarafından en iyi gezi kitabı seçilmiş bir eser, yazar, kitabın isminden de anlaşılacağı üzere, nilden tunaya kadar olan, zamanında osmanlının hakim olduğu toprakları gezmiş, orada bulunan insanlarla osmanlıyı, İslamı, "o günleri" konuşmuş ve gerçekten mükemmel bir kitap hazırlamış, ve kitaptan benim çıkardığım sonuç, bu coğrafyadaki insanların hala osmanlının o barış, huzur dolu bereketli yıllarını özlemeleri, özlemle anmaları, şimdi ben diyorum ki, boşverin avrupa birliğini, türk birliğini, bir eski osmanlı ülkeleri birliği yapalım, o ruhu yeniden canlandıralım, arnavutu, kosovalısı, boşnağı, karadağlısı, ukraynalısı,suriyelisi, mısırlısı, tunuslusu, faslısı yine kaynaşsa tek vücut olsa.
bana kalırsa bu birliği gerçekleştirmek çok kolay, şimdilik sadece neden olmasın diyebiliyoruz belki, ama yarın?

Cumartesi, Mayıs 19, 2007

Better Man


Robbie'yi her zaman severek dinlemişimdir, aykırı kişiliğini her zaman beklenilenin tersini yapmasını çok severim, son iki üç ayda nerdeyse bütün şarkılarını indirdim dinledim, içlerinden bir tanesi tam 12'den vurdu, Better Man şarkının adı, çoğu kimse duymamıştır dinlememeiştir, arka planda kalan çok güzel şarkılarından biri Robbie'nin, buyrun sözleri;


Send someone to love me

I need to rest in arms

Keep me safe from harm

In pouring rain


Give me endless summer

Lord I fear the cold

Feel I'm getting old

Before my time


As my soul, heals the shame

I will grow through this pain

Lord I'm doing all I can

To be a better man

Cuma, Mayıs 18, 2007

De Niro Sonny Corleone'yi Oynuyor

Baba filminin oyuncu seçmelerinde Sonny Corleone'yi oynamak için yaklaşık 4000 kişi başvurmuştu diyor DeNiro, bir tanesi de oydu, rolü alamamıştı belki ama yönetmen Coppola ondaki müthiş yeteneği görüp unutamamış, serinin devam filmi olan Baba 2 de DeNiro'yu Vito Corleone'nin genç hali olarak seçmiş, ve aktörün efsaneleşmesinde büyük rol oynamıştı, işte o seçmelerde Niro'nun sonnycorleone'yi canlandırdığı bölüm, sahnenin orjinali Baba filminde Vito Corleone'nin vurulup hastanede yattığı bölümde geçiyor.

Link Köşemizin Yeni Misafiri


Blogların çok dikkat edilmeyen yerleridir belki linkler, ama aslında blog kullanıcısının ilgisini çekmiş değerli yazılardır, sitelerdir bunlar, işte bu linklere yeni birisi daha eklendi az önce, 10 yıllık arkadaşım, forum yoldaşım, corleone ve trabzonspor denince akla gelen üçüncü isim, kardeşim fatih the yıldızteknik'in kalearkası.net'teki köşe yazılarını yayınlandığı gün blogumdan ulaşıp okuyabilirsiniz, içerik mi? adı üstünde... Tribün...

Perşembe, Mayıs 17, 2007

Sitenin İsim Babası

Efendim malumunuz internet ortamında corleone olarak bilinirim ama gerek avatar olarak kullandığım yüz, hem bu nicki alırken esinlendiğim karakter michael corleone idi, blog olayına bulaştığımda michael alındığı için ben de sonny'yi tercih etmiştim, ama bu kadar zaman ona bir başlık bile ayırmamakla ayıp etmişiz, buyrun size Baba 1 filminden o öfkesiyle meşhur sonny'nin, kızkardeşini döven eniştesini benzetme sahnesi, bütün Baba filmi gibi, efsane bir sahnedir;

Şehzade Mustafa



Muhteşem Süleyman hemşehrimiz olan padişahın avrupada bilinen ismi, öyle korku salmış, öyle bir gücü varmış ki düşmanları bile "muhteşem" lakabını vermekten çekinmemişler, zaferlerini, yiğitliğini ve heybetini artık hepimiz biliyoruz, hazineyi fütursuzca yaptığı harcamalarla zarara uğrattığını da çoğumuz biliyor, Hürrem Sultan vakasını da bir kısmımız biliyordur, ukraynadan gelen güzel slav kızı, osmanlı hanedanının Yıldırım Bayezid'den sonra saraya kabul ettiği tek nikahlı gelini, hırsları, zekası, yaptığı hayırlar, kendi çocuğu şehzade selim'i tahta çıkarabilmek için giriştiği türlü oyunlar, bunlardan da bi kısmımızın haberi vardır, ama Şehzade Mustafa'dan çok azımız haberdardır, büyük dedesi Fatih'e ne kadar benzediğinden, halkı ve yeniçeriler tarafından çok sevildiğinden, Avrupa'nın Kanuniden sonra başa geçer diye korkusundan titremesinden, cengaver, zeki tam bir Osmanlı padişahı olmasından...
İşte bu cengaverin başa geçecek olması, kendi oğlu olan Selim'i tahtta göremeyecek olması Hürrem Sultan'ın aklını başından alır ve onun aklının başından gitmiş olması demek, Kanuni'nin de aklının başından gitmesi demek olur... Oyuna gelen Kanuni kendisinin de çok sevdiği oğlunun idamına karar verir, olay gerçekleşir, Şehzade Mustafa şehid olmuştur, ama olay o kadar yıkıcı olur ki, hata yaptığını farkeden Kanuni yıkılır, Hürrem Sultan'dan olan en küçük şehzade cihangir, bir kaç gün sonra üzüntüsünden ölür, yeniçeri ağaları bu ayak oyunlarında en büyük role sahip olan rüstem paşa'yı sürgüne yollattırır, arkasından nice ağıtlar yakılır ama nafile, koskoca 38 yaşındaki geleceğin padişahı artık yoktur, işte arkasından yazılan bu beyitlerden birkaçı

meded meded yıkıldı bu cihanın bir yanı
ecel celalileri aldı mustafa hanı

tolundu mihr-i cemali bozuldu divanı
vebale koydular al ile al-i osmanı

geçerler idi geçende o merd-i meydanı
felek o canibe döndürdü şah-ı devranı

yalancının kurı bühtanı bugz-ı pinhanı
akıttı yaşımızı yaktı nar-ı hicranı

cinayet etmedi etmedi canı gibi onun canı
boğuldu seyl-i belaya tağıldı erkanı
n'olaydı görmeyeydi bu macerayı gözüm
yazıklar ona reva görmedi bu rayı gözüm




ilahi cennet-i firdevs ona durağ


olsunnizam-ı alem olan padişah sağ olsun



taşlıcalı yahya bey


meali : (Ecel haydutları Mustafa Hán’ı aldılar ve bu cihánın bir yanı yıkıldı, medet medet! Yüzünün güzelliğinin güneşi battı, herşeyi dağıldı, Osmanlı hile ile vebal altında kaldı. Yalancının o kuru iftirası ve gizli nefreti yüzünden gözlerimizden yaşlar aktı, içimizde ayrılık ateşi yandı. Bu olup bitenleri görmesek ne kadar iyi olurdu ama maalesef bütün fenalıkları görmek zorunda bırakıldık. Áhımız sabah rüzgárı gibi yerlerde kalmasın, zira padişahımızın soyu hakarete uğradı! Hazreti Ömer’i andıran bir hükümdarın oğluna kıydığını bugüne kadar kim gördü, kim işitti acaba? Cennet bahçeleri Şehzade Mustafa’nın durağı, álemin düzeni olan padişahımız da sağ olsun)


bu mersiyeden sonra yahya bey Rüstem Paşa tarafından öldürülmek istenir, ama Kanuni'nin şaire olan sevgisi onu idamdan korur, yahya beyde sınır boylarına çekilerek daha sakin bir hayat sürmeyi tercih eder... Hürrem Sultan'ın isteği gerçekleşir 2. Selim Kanuni'den sonra tahta geçer, ama Hürrem Sultan bunu göremez, çoktan vefat etmiştir, 2.Selim de tahmin edileceği gibi devleti yönetemez, herşey sokullu'nun yeteneğine kalmıştır ve sokullu'nun vefatıyla birlikte imparatorluk da derin bir duraklamaya başlar...

Salı, Mayıs 15, 2007

Çok Yaşa Metin Abi

mevzu şu, kim kime ibne dedi :D

Efesi Dağıtanlar

efendim normalde efes içenler dağıtır ama bu efesin bir basketbol şubesi vardır ki Avrupa'da futbolun Roma'sı veya Arsenal'i diyebiliriz, gayet başarılıdır Türk takımlarının avrupa performansı göz önüne alındığında, yalnız dayanamadığı, karşı takımda olduğu zaman tek başına yenildiği birkaç adam vardı bu efesin, oynadığı takımda bunlardan biri olunca uzaktan 3'lükler mi istersin, 40 sayılar mı istersin, görülmemiş smaçlar, performanslar mı istersin, hepsi gelirdi efesin başına, kimdir bu adamlar
1- Andrea MENEGHİN

2- Dejan BODİROGA

3- Fragiskos ALVERTİS

4- Nando GENTİLE


bir de EKONOMU vardı Yunan, adam sadece bizim maçlarda coştuğundan olacak pek bir bilgi bulamadım hakkında...
gerçi efes bu adamlardan ikisinin aynı anda oynadığı (bodiroga, gentile) stefaneli zamanında finalde yenmişti ama ikisi aynı anda olduğu için bir terslik olmuş olmalı, neyse ki artık çoğu yaşlandı da biz de kurtulduk efes de kurtuldu. Sahi ne güzeldi eskiden basketbol.

Pazartesi, Mayıs 14, 2007

Corleone Yeni Bir Yeteneği Daha Keşfetti

diyecek oldum ama araştırdım baktım adamın mazisi varmış, yine de yeni yeni popüler oluyor, listelerde 10 haftadır bir numara felanmış orada durdum, yine de Türkiye'de aşırı tanınmamış bir sanat kişiliği, Mika'dan bahsediyorum, bu adam geleceğin Freddy Mercury'si dir, efsanesidir(uyuşturucuya karı kıza kaptırmazsa), bunu da yazın bi kenara.